Tarla Bitkileri » Yem Bitkilerinin Ekim Zamanı Ve Metodu

Yem Bitkilerinin Ekim Zamanı Ve Metodu Ekim;Çevre faktörleri, ekim nöbeti ve ekilen yem bitkilerinin türü gibi çeşitli etkenlere bağlı olarak, yılın değişik zamanlarında yapılabilir. Ekim zamanları şunlardır;İlkbahar Ekimi, Yaz Ekimi, Sonbahar Ekimi, Geç Sonbahar Ekimi

Yem Bitkilerinin Ekim Zamanı Ve Metodu

EKİM ZAMANLARI

Ekim; Çevre faktörleri, ekim nöbeti ve ekilen yem bitkilerinin türü gibi çeşitli etkenlere bağlı olarak, yılın değişik zamanlarında yapılabilir. Ekim zamanları şunlardır;

 

İlkbahar Ekimi

Doğu Anadolu gibi kışları çok sert geçen bölgelerde en garantili ekim mevsimi ilkbahardır. Özellikle baklagil yem bitkilerinin böyle iklim şartlarında ilkbaharda ekilmesinde zorunluluk vardır. İlkbahar ekiminde, şiddetli kış soğukları ile ilkbaharda geç donlarının sona ermesi ve bahar yağışları ile toprağın tava gelmiş olması gerekir. Ayrıca iyi bir kök ve gövde gelişmesinin sağlanarak kuraklıktan zarar görmemesi için kuraklık döneminden 4 hafta önce ekim tamamlanmalıdır. İlkbahar ekimi ne kadar erken yapılırsa o kadar ideal olmaktadır.

 

Yaz Ekimi

Yaz ekimi, yabancı ot mücadelesi yapılmış, erozyon tehlikesi olmayan, iklim şartları itibariyle fazla soğuk olmayan ve yaz sonları yağışlı olan bölgelerde uygulanır. Ağustos ayı içerisinde yapılan yaz ekiminde baklagil yem bitkileri, kıştan önce bol miktarda kök ve gövde oluşturamayacağından kışı şiddetli geçen bölgeler için uygun değildir. Yaz ekiminin diğer mahzurları ise kuraklık, haşere ve yabancı ot problemidir.

 

Sonbahar Ekimi

İklimi ılıman bölgelerde, eylül ayından itibaren yapılan ekimdir. Özellikle, serin iklim buğdaygil yem bitkileri için ideal ekim zamanıdır.

 

Geç Sonbahar (Dondurma) Ekimi

İlkbaharın erken günlerinde çeşitli nedenlerle ekim imkanı olmayan ve aynı zamanda soğuklama ihtiyacı bulunan bazı yem bitkilerinin kışın devamlı donlarından veya kalıcı kar yağmasından hemen önce ekilmesidir. Doğu Anadolu çiftçisi bu ekim zamanını uygulamaktadır.

 

Ekim Metodu
Yem bitkileri ya serpme ya da mibzerle sıraya ekilmektedir. Mibzerle ekim; bitki bireylerinin su ve besin maddeleri bakımından eşit ve maksimum bir derecede, ışık faktöründen de yeterli ve dengeli bir biçimde faydalanmayı sağlayan iyi bir ekim metodudur. Serpme ekimin tek avantajı, sık ekimden dolayı yabancı otlarla olan rekabetin artmasıdır. En fazla kullanılan ekim metodları şunlardır;

 

Serpme Ekim

Tohumun elle veya serpici makinalarla toprak yüzüne atıldıktan sonra diskaro, tırmık, tapan ve bunlar gibi aletlerle üzerleri kapatılmaya çalışılır. Bu ekim metodu ile ekim derinliği ayar edilemez, bitkiler arasındaki açıklık ayarlanamaz, mekanik yollarla yabancı ot mücadelesi yapılamaz ve fazla miktarda tohum kullanma zorunluluğu vardır.

 

Bastırıcı Merdanelerle Ekim

 Ekim alanında düz veya daha iyisi oluklu merdaneler çekildikten sonra tohumlar brillon mibzer veya elle serpilir. Serpilen tohumlar çoğunlukla bu olukların içerisine düşerler. Brillon mibzerlerinin arka merdaneleri veya çekilen bir tapan tohumların üzerini kapatır.

 

Mibzerle Ekim

İyi bir ekim metodu olup tohumlar istenilen bir derinliğe atılabildiğinden
çimlenme ve çıkış oranları yüksek olur.Bitkiler arasındaki açıklık istenilen şekilde ayarlanır, mekanik yolla yabancı ot mücadelesi mümkün olur, sulama ve gübreleme daha kolay olur ve serpme ekime göre daha az tohum kullanılır.

 


Kombine (Baskılı) Mibzerle Bant Usulü Ekim

Özel yapılmış mibzerle tohum 0.5-1.5 cm. derinliğe, gübre ise aynı bant üzerinde 3-6 cm derinliğe bırakılır. Arkadan gelen demir tekerlek tohumu bastırır.      

Bu ekim metodu ile mibzerle ekim metodunun sağladığı yararlar yanında diğer bazı avantajlar elde edilir. Bunlar; tohumla birlikte atılan fosforlu gübre bitkiler için hazır durumdadır. Bitkiler bu besin elementinden en iyi şekilde faydalanarak gelişmelerini hızlandırırlar, çok az yabancı ot gübrelenmiş olduğundan yem bitkilerinin yabancı otla olan rekabet gücünü artırır, az miktarda toprak gübrelendiğinden diğer bitki besin elementlerinin elverişsiz forma girmesi önlenmiş olur, geç sonbaharda ve erken ilkbaharda başarılı bir tesis oluşturur ve yem bitkileri hızlı bir gelişme imkanına sahip olduğundan daha sonra ortaya çıkacak toprak ve iklim anormalliklerinden daha az zarar görür.

 

Atılacak Tohumluk Miktarı

 Her yem bitkisinin botanik ve genetik  karakterine bağlı olarak dekara atılacak tohumluk miktarı farklıdır. Bununla birlikte aynı yem bitkisinde dekara atılacak tohumluk miktarı da farklı çevre şartlarına bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Dolayısıyla yem bitkilerinde dekara atılacak tohum miktarı bir çok faktöre bağlı olarak değişir. Birim alana atılacak tohum miktarını yağışın miktar ve yıl içerisindeki dağılışı, toprak şartları, tohum yatağının durumu ve ekimi metodu, tohum büyüklüğü ve karakteri, çeşit karakteri, tesisin ot ya da tohum üretimi gayesi ile kurulması ve ekim şekli belirler.

 

 

Yem Bitkilerinin Yardımcı ve Koruyucu Bitkilerle Birlikte Ekimi

 Ekimden sonra fazla yağış alan tarlalarda toprak yüzeyinde kalın bir kaymak tabakası oluşur. Küçük tohumlu baklagil yem bitkilerinin çimlenen tohumları ise bu kaymak tabakasını kırıp toprak yüzüne çıkamazlar.


Bu nedenle küçük tohumlu baklagil yem bitkileri, çoğunlukla kaymak tabakasını kırabilen arpa gibi bazı bitkilerle birlikte ekilirler. Arpa ve küçük tohumlu yem bitkileri aynı sıraya ekildiğinden kaymak tabakasını kolayca kıran arpa fideleri yem bitkilerinin toprak yüzeyine çıkmalarına yardımcı olurlar. 

 

Doğu Anadolu Bölgesi'nde yonca ve fiğin arpa ile karıştırılarak ekilmesi yaygındır. Küçük tohumlu yem bitkileri çıkışını kolaylaştıran bu bitkilere "Yardımcı Bitkiler" denir. Yem bitkilerinin koruyucu bir bitki ile ekimi, genellikle ilkbahar ekiminde uygulanır. Ayrıca çok yıllık yem bitkileri tesis yılında çok yavaş gelişirler ve fazla boylanmazlar. Bu nedenle yabancı otlarla rekabetleri zayıftır. Bu nedenle koruyucu bir bitki ile birlikte ekilirler. Koruyucu bitki olarak çoğunlukla hububat kullanılmaktadır. Koruyucu bitki ilk yıl tarladan gelir sağlanmasına, yabancı otların istilasının önlenmesine ve toprak erozyonun azalmasına imkan sağlar.
 

Bununla birlikte, koruyucu bitkinin ışık, su ve bitki besin maddeleri yönünden ana ürünle rekabet etmesi, yatmak suretiyle ana ürüne gölge yapması ve koruyucu bitkinin hasadından sonra yazlık yabancı otların tesisi istila etmesi gibi dezavantajları da bulunmaktadır. Koruyucu bitki rekabetini; kısa, erkenci, yatmayan, dik gövdeli ve az yapraklı tahılları tercih etmek, koruyucu bitkiyi mümkün olduğu kadar tarladan erken çıkarmak ve karışıma konulacak olan koruyucu bitki oranını az tutmak suretiyle azaltmak mümkündür.

 


Ekim Derinliğinin Ayarlanması
Her bitkinin değişik tipteki topraklar için uygun ekim derinlikleri vardır.
Fazla derine ekilen tohumlar, çimlenebilseler dahi, toprağın derin tabakalarında oksijen azlığı ve tohumların yedek besin maddelerinin yetersizliği nedeniyle toprak yüzüne çıkamazlar.

Aynı şekilde çok sathi ekilen tohumlar da ya çimlenemezler  veya çimlenebilseler dahi çeşitli  etkenler, bilhassa kuraklık ve don nedenleriyle gelişme imkanına sahip olamazlar. Genel olarak yem bitkileri tohumlarını hafif topraklarda daha derin, ağır topraklarda daha yüzlek ekmek gerekmektedir. Bu konuda genel bir bilgi  aşağıda verilmiştir.

 

Tohum Büyüklüğü

Bitki Türü

Ekim Derinliği (cm)

Ağır Toprak

Hafif toprak

Ufak Tohumlar

Kelp Kuyruğu, ak üçgül,

aktavus otu

 

0.5-1.5

 

1.5-2.5

Orta Tohumlar

Yonca, taş yoncası, çayır üçgülü, ayrıklar, brom

 

1.5-2.0

 

2.5-3.5

İri Tohumlar

Korunga, bezelye, fiğ, sorgum

 

2.5-4.0

 

4.0-7.5

 

Yem Bitkilerinin Karışım Halinde Ekimi

Doğal otlatma alanlarında nadiren saf bir bitki türü bulunur. Çoğunlukla birkaç türün çoğunlukta olduğu, diğer bitki türlerinin ise daha az ve değişik oranlarda bulunduğu karışımlar yaygındır. Yem bitkileri tarımında buğdaygil ve baklagil yem bitkileri saf olarak yetiştirildiği gibi, bu iki bitki grubundan bazı bitkilerle karışımların ekildiği üretimlere de geniş yer verilmektedir. Karışımlar, en az bir buğdaygil ve bir baklagil olacak şekilde düzenlemelidir. Bunun yanında karışımların ot veya tohum üretimine uygun olması, olgunlaşma zamanlarının uyuşması, türlerin toprak ve iklim isteklerinin uygun olması gibi bir dizi faktörler göz önüne alınmalıdır.
 
Karışımların ekim şekli de önemli olup genel olarak karışıma giren türler 3 ana yöntem ile ekilebilirler. Bunlar;

- Türler aynı sıraya karışık olarak ekilebilirler,
- Türler aynı sıralara ancak alternatif  sıralar halinde ekilebilirler
- Türler çapraz olarak ekilebilirler.

 

Düzenli yağış alan bölgelerde veya sulanan alanlarda karışımların ekim şekli verimi fazlaca etkilemez. Kurak alanlarda ise, türlerin aynı sıralara ancak alternatif  sıralar halinde yapıldığı ekimlerde daha fazla verim alındığı görülmüştür. Çünkü kurak alanlarda buğdaygiller baklagillerden daha önce büyümeye başlarlar. Erken ilkbaharda buğdaygiller nemi, baklagillerin aleyhine kullanırlar. Bu nedenle aynı sırada karışık olarak bulunan baklagiller zayıf olarak gelişirler.

 

Alternatif olarak yapılan ekimlerde bu sakınca ortadan kalkar. Yapılan araştırmalarda alternatif ekimlerin % 25 daha fazla verim sağladığı gibi elde edilen otun içerisinde baklagil yem bitkilerinin oranı daha yüksek olduğu için otun daha besleyici ve kaliteli olduğu tespit edilmiştir.

Çapraz ekimlerin verimleri ise diğer iki metod arasında kalmıştır. Meyilli ve erozyona açık alanlarda çapraz ekim ile küçük adacıklar oluşur. Böylece toprak erozyonu ve su kaybı büyük ölçüde azalır. 
  
Yem bitkileri tarımında baklagil ve buğdaygil yem bitkileri  karışımlarının bazı avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Yem bitkilerini karışım halinde yetiştirmenin avantajları şu şekildedir;

 

- Ekim hataları tüm türleri aynı şekilde etkilemediğinden, karışımların verimleri genelde daha  yüksektir.
- Karışımlarda baklagilin bulunması nedeni ile daha üniform ve kaliteli ot ürünü alınır.
- Üretilen otun protein ve besleme değeri  yüksek olur.
- Karışımlardaki buğdaygil yem bitkileri toprak erozyonunu, baklagiller   ise don kabarmasını  önler.
- Karışımlar yabancı ot istilasına daha dayanıklıdır.
- Saf ekimden daha uzun süre verimliliklerini korurlar.
- Bazı baklagil yem bitkilerinden kaynaklanan şişme tehlikesi,   karışımlarda daha azdır.
- Buğdaygil yem bitkileri bazı baklagil yem bitkilerinin yatmasını ve   çürümesini  önlerler.
- Karışımların otları daha iyi kurur ve silaj yapılması halinde daha başarılı  sonuçlar alınır.
- Karışımlarda otlayan veya otları ile beslenen hayvanlarda daha    yüksek performans görülür.
- Karışımlarda baklagillerin bulunması nedeni ile toprakta organik    madde ve azot oranı daha  çok artar. 

Yem Bitkilerini Karışım Halinde Yetiştirmenin Dezavantajları ise şunlardır;

- Özel ekim makinalarına ihtiyaç vardır. Karışımların ekimi, özellikle   tane iriliği farklı olan türlerin birlikte ekimi çok güçtür.
- Karışımlardaki türlerin fide gelişimleri farklıdır. Kuvvetli fideleri bulunan türler, karışımda diğer türlerin aleyhine gelişebilirler.
- Karışımdaki baklagillerin korunması güçtür. Baklagillerin hayvanlar tarafından daha fazla otlanması nedeniyle karışımlarda daha çok yıpranırlar. 
- Azotlu gübreler buğdaygil yem bitkilerinde, fosforlu ve potasyumlu    gübreleme baklagil yem bitkilerinde olumlu etkiler yaparlar. Ortak  gübreleme yapılması oldukça güçtür.
- Ot üretimi için her iki bitkinin en uygun devresinin yakalamak zordur.

Ekleyen : Admin Tarla Bitkileri Okunma : 5531 Eklenme : 24.05.2011
Bu Konu Hakkında Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?







Tarla Bitkileri - Kategorisine Yeni Eklenen Konular
Yoncanın Toprak İsteği Ve Hazırlığı

Yoncanın Toprak İsteği Ve Hazırlığı

Yonca en fazla tınlı, kumu çok olmayan, yeter derecede kireç içeren toprakları sever. Kökleri derinlere indiğinden toprağın derin olmasını ister. Yonca yetiştirilen topraklarda iyi bir drenaja ihtiyaç vardır. Yonca, köklerini toprağın derin katlarına indirdiğinden tabanda durgun su ihtiva eden topraklardan hoşlanmamaktadır. Taban suyu derinde ol...

Kanola Tarimi

Kanola Tarimi

Bir yağ bitkisi olan kanola (Brasicca napus Oleifera sp.), ülkemize Balkanlardan gelen göçmenlerle kolza ve rapiska adı ile 1960 yıllarında getirilmiştir. Kanola ekilişi son yıllarda, başta Trakya olmak üzere ülkemiz genelinde uygun ilklim koşullarında hızla artmaktadır. Kanada'lı bitki ıslahçıları 1970'li yıllarda kolza bitkisi üzerinde yaptıkl...

Korunga Tarımı

Korunga Tarımı

korunga Özellikle Doğu Anadolu’da yetiştirilen bir baklagil yem bitkisidir. Korunganın yeşil otunun şişirme özelliği olmadığından hayvanlara verilebilir. Kuru otu da besleyicidir.Toprak yönünden fazla seçici değillerdir. Fakir, kıraç ve kireçli topraklarda başarılı yetiştirilir. Kurağa ve soğuğa dayanıklıdır. Su arkının altında yonca, üstünde ko...

Yonca Tarımı

Yonca Tarımı

Yonca Uzun ömürlü çok yıllık bir baklagil yem bitkisidir. Protein oran %10 -19 arasında değişir. A vitamini ve mineral maddelerce zengindir. Bileşiminde bulunan hidrosiyonik asit hayvanlarda şişkinlik yapar. Yonca tınlı ve kireçli topraklarda iyi gelişir. Fazla kumlu ve killi topraklarda gelişemez. Taban suyunun 2 m den aşağı olması arzulanır. Y...

Saman Silaji

Saman Silaji

Saman Silajinda Arpa ve buğday samanı Protein ve kalsiyum gibi besin maddeleri bakımından fakirdir ve hayvanlara dolgu maddesi olarak verilmektedir. Hayvan başına 3-5 kg kadar verilebilir.

Şeker Pancari Ve Yapraklarinin Hayvan Beslemede Kullanimi

Şeker Pancari Ve Yapraklarinin Hayvan Beslemede Kullanimi

Şeker pancarının kendisi Karbonhidratça zengin ve kolay fermantasyona uğradığı için hayvanlar için uygun bir yem değildir. Fermantasyon neticesinde fazla gaz ortaya çıkar ve bu gaz yemden yararlanmayı düşürür. Bu nedenle şeker pancarını az miktarda ve diğer yemlerle karıştırarak vermelidir.

Çayir Otu Silaji

Çayir Otu Silaji

Çayır otlarında en uygun biçim zamanı çiçeklenme başı veya ortasıdır. Erken dönemde biçilen bazı çayır otIarının ve karbonhidrat oranı düşük olan baklagil otlarının silolanabilmesi için katkı maddelerine gerek vardır. Bu amaçla yaygın kullanılan katkı maddelerinden melas suda eritilerek 40-50 kg/ton; tahıl kırması 10-20 kg/ton nispetinde kullanı...

Tarla Bitkileri - Kategorisinin En Çok Okunan Konuları
Silaj Tanımı & Yapımı

Silaj Tanımı & Yapımı

Silaj;Yeşil sulu bitkilerin havasız ortamda fermantasyonu ile elde edilen yemlere denir.Çiftçilerimiz tarafından yem turşusu, ot turşusu veya hayvan turşusu gibi adlarla anılmaktadır.Yapılan araştırmalara ve maliyet hesaplamalarına göre;Hayvanlara silaj yedirilerek sağlanan protein, fabrikasyon karma yemden sağlanan proteine göre beş kat daha uc...

Nohut Yetiştiriciliği

Nohut Yetiştiriciliği

Nohut, çok ince hazırlanmış bir tohum yatağına gerek duymaz, fakat toprağın derin sürülmüş olmasını ister. Tarla, sonbaharın başında pullukla 18-20 cm derinlikte sürülür. İlkbahara kadar bu şekilde bırakılır. İlkbaharda toprak tava gelir gelmez kazayağı-tırmık takımı ile 6-8 cm derinlikte ikinci bir sürüm yapılarak tarla ekime hazır hale getiril...

Yulaf Yetiştiriciliği

Yulaf Yetiştiriciliği

Yulaf toprak seçiciliği, çavdardan sonra en az olan serin iklim tahıl cinsidir. Yeterli nemi olan fakir topraklarda bile yetiştirilebilmektedir. Yulaf bataklık alanların tarım arazisine çevrilmesinde kullanılabilecek bitkilerden biridir.

Yem Bitkilerinin Sınıflandırılması

Yem Bitkilerinin Sınıflandırılması

1. Botanik yönden sınıflandırma a) Buğdaygiller (Poaceae=Gramineae b) Baklagiller (Fabaceae=Leguminosae) c) Diğer Familyalar

Çeltik Yetiştiriciliği

Çeltik Yetiştiriciliği

Çeltik Yetiştiriciliğinde sonbaharda tarla 15-20 cm derinlikte sürülür. İlkbaharda 10-12 cm derinlikte birinciye çapraz yönde ikilenir. Diskaro ve tırmıkla tarla düzeltilir. Sedde ve tirlerle çevrili tavaların yapılmasından önce, tarlanın en yüksek yerinden ana sulama kanalı ve en alçak yerinden ana boşaltma kanalı geçirilir. Tarlada su dağıtma ...

Yem Bitkilerinde Ekim Nöbetinin Faydaları

Yem Bitkilerinde Ekim Nöbetinin Faydaları

Baklagillerin köklerinde bulunan yumrucuklarda (Nodozite) yaşayan yumrucuk bakterileri (Rhizobium sp.) havanın serbest azotunu toprağa bağlarlar. Baklagil ve buğdaygil yembitkileri yetiştirildikleri toprakta bol miktarda kök artığı bırakarak, toprağın organik maddece zenginleşmesini sağlarlar. 3. Baklagil ve buğdaygil yembitkil erinin ekim nöbet...

Soya Fasülyesi Yetiştiriciliği

Soya Fasülyesi Yetiştiriciliği

Soya üst üste aynı tarlaya ekilmemelidir. Çünkü hem verimi düşer, hem de hastalık ve zararlılar çoğalır. Şekerpancarı, mısır ve buğday ile ekim nöbetine girmesi uygundur.İlk defa soya ekilecek tarlanın mutlaka Rhizobium japonicum bakterileri ile aşılanması gerekir. Bunun için ekimden önce tohumlar gölge bir yerde, 100 kg tohuma 2 su bardağı su y...

BİZİ TAKİP EDİN

Facebook Twitter Rss İletişim

YENİ PROJEMİZ

sorhocam

SPONSORUMUZ

İntfa

Ziraattube veritabanında (26) kategoride toplam (2636) içerik vardır! Ayrıca sitemizi şuan 1822 kişi gezmektedir.

Copyright 2011 - 2014 Tüm hakları saklıdır.| Project by Arafa KARAÇELEBİ

Sayfa Yüklenme Süresi : 0,06 saniye.

Yukarı Çık