Bahçe Bitkileri » Bahçe Bitkilerinin Ekolojik İstekleri

Bahçe Bitkilerinin Ekolojik İstekleri Bitkilerin yaşamını oluşturan büyüme ve gelişme ile ilgili olaylar genetik yapı ve çevre koşulları tarafından yönlendirilmektedir. Herhangi bir   yörede   genetik   yapıları  farklı  olan  bitkilerden, o yörenin çevre, yani  ekolojik  koşullarına  uyum sağlayabilenler  yaşama  şansına kavuşmaktadırlar.

Bahçe Bitkilerinin Ekolojik İstekleri

BAHÇE BİTKİLERİNİN EKOLOJİK İSTEKLERİ

Bitkilerin yaşamını oluşturan büyüme ve gelişme ile ilgili olaylar genetik yapı ve çevre koşulları tarafından yönlendirilmektedir. Herhangi bir   yörede   genetik   yapıları  farklı  olan  bitkilerden, o yörenin çevre, yani  ekolojik  koşullarına  uyum sağlayabilenler  yaşama  şansına kavuşmaktadırlar.

 

1 - İKLİM
Yeryüzünün değişik yörelerindeki atmosferik olayların değişimini inceleyen ve ortalama değerler olarak ifade eden iklim üzerindeki bilimsel çalışmalar, Klimatoloji bilim dalının konusudur.
İklim, türlerin dağılım sınırlarını belirlemektedir. İklim; su yüzeyleri, rüzgar yönü, atmosferdeki C02 düzeyinden etkilenmektedir. İklim sadece bahçe bitkilerinin yetişmesini sınırlamaz, aynı zamanda verim ve kaliteyi de belirler. Bu bölümde iklimi oluşturan etmenlerden sıcaklık, su, ışık ve rüzgârın bahçe bitkileri yetiştiriciliği açısından önemi üzerinde durulacaktır.

 

—SICAKLIK
Bitkilerin temel fizyolojik yaşam olayları üzerine en etkili iklim faktörü sıcaklıktır.
Daha düşük ve daha yüksek sıcaklıklarda gelişmelerini sürdürebilen bitkiler bulunmasına rağmen, genellikle bu sınır 5-36°C arasında değişmektedir. Bitki tür ve çeşitlerine göre büyük ölçüde farklı olabileceği gibi, bitkilerin içinde bulundukları gelişme devrelerine de (çimlenme sürme, çiçeklenmesi döllenme ve olgunlaşma gibi) büyük ölçüde bağlıdır.

Söz konusu sıcaklık farkının yeterli olmadığı durumlarda, meyvelerin kendilerine özgü renklerini kazanamadıkları sebze fidelerinin pişkinleşemedikleri ve şaraplık üzümlerde kaliteli şarap üretimi için büyük önem taşıyan asit oranının düştüğü görülmektedir.

 

A - SICAKLIK TOPLAMI
Herhangi bir bitkinin belirli bir gelişme evresini tamamlaması için belli bir sıcaklık toplamına ihtiyaç vardır.Bu ihtiyacı hesaplamak için, belirli bir temel sıcaklığın (minimum gelişme-eşik-sıcaklığı) üzerindeki günlük sıcaklık derecelerini toplamı alınmaktadır ve birimi “günderece”dir.

Örnek olarak asma +10°C’nin üzerindeki  sıcaklıklarda gelişme gösterdiğinden herhangi bir ekolojide bir üzüm çeşidinin sürme ve 0lgunlaşma dönemleri arasındaki “Etkili Sıcaklık Toplam İsteği”, bu periyod içinde 10°C ve üzerindeki günlük ortalama sıcaklıkların toplanması ile hesaplanmaktadır. Meyve türleri için “Etkili sıcaklık Toplamı”nın hesaplanmasında sert çekirdekli meyveler için +5°C, yumuşak çekirdekli, meyveler için +7°C, Antep fıstığı için +12°C esas alınır.
Örneğin, merkez ilçe olarak 1650 gün-derece etkili sıcaklık toplamına sahip olan Ankara’da, ürünlerini olgunlaştırabilmeleri için bu değerden daha yüksek etkili sıcaklık toplamı isteyen İrikara, Papaz karası ve Öküzgözü gibi üzüm çeşitleri ile Antep fıstığı gibi meyve türlerinin ekonomik olarak yetiştirilmeleri mümkün olamamaktadır.

 

B - DÜŞÜK SICAKLIĞIN ETKİLERİ
Yumuşak ve sert çekirdekli, sert kabuklu meyveler ile üzümsü meyveleri kapsamına alan söz konusu çok yıllık bahçe bitkilerinin ÷7°C’nin altında geçen süre olarak ifade edilen soğuklama istekleri, ileriki bölümlerde ayrıntılı olarak değinileceği gibi, 100-2700 saat arasında değişmektedir. Düşük sıcaklıkların diğer bir olumlu etkisi de, bazı kışlık sebze tünlerinde vegetatif devreden generatif devreye geçişi hızlandırmasıdır.

Lahana, karnabahar, turp, havuç, kereviz, soğan, pırasa gibi türler, tohum veya fide döneminde donma sıcaklıklarının üzerindeki (4-10°C) sıcaklıklarda tutulmadıkça (4-8 hafta) çiçeklenemez. dolayısı ile, meyve ve tohum oluşturamazlar. Bitkilerin generatif faza geçmek için düşük sıcaklık isteme olayına ”Vernalizasyon = Soğuklama” adı verilir. Düşük sıcaklıklar yazlık bazı sebze türlerinde de (domates, fasulye, bezelye) erken çiçeklenmeyi ve meyve tutumunu uyarıcı etkide bulunmaktadır.

 

—KIŞ SOĞUKLARI
Bu soğukların zararları, ılıman iklim kuşağında daha çok meyvecilik, bağcık, kışlık ve örtüaltı sebze yetiştiriciliği açısından önem taşımaktadır. Muz 0°C.    limon -3.5°C de zarar görmektedir.
Bu düzeyde olmasa bile, aynı yörelerdeki meyve bahçelerinde ve bağlarda, özellikle bir yaşlı dallar ve bunlar üzerindeki gözlerin zaman zaman kış soğuklarından zarar gördükleri gözlenmektedir.

Kış düşük sıcaklıkları köklerde de mekanik zararlar meydana getirmektedir. Bu zararlanmaya, toprağın donma ve çözülmeler ile kabarması neden olmaktadır. Toprağın vaktinden önce çözülmesini önleyen malç uygulamaları oldukça yarar sağlamaktadır. Kış soğuklarından korunmak için, kritik yörelerde, soğuklara dayanımı yüksek tür ve çeşitlerin kullanılması, fosforlu ve potaslı gübrelemeye önem verilerek, aşırı ve geç dönemde azotlu gübrelemeden ve salamadan kaçınılması, yeni tesis edilmiş veya alçak gövdeli ürün çağındaki bağlarda, omcaların kışa girmeden toprakla örtülmesi, çilekte malçlama yapılması önerilebilir.

 

A - İLKBAHAR GEÇ DONLARI
Meyve türleri arasında özellikle erken çiçek açan badem, kayısı, erik ve şeftali gibi türler, ülkemizin iç bölgeleri ile geçit yörelerinde sık sık ilkbahar geç donlarından zarar görmektedirler.
Bu türlerde bütün çiçeklerin birden açması, zararlanma oranını daha da arttırmaktadır.
Buna kışlık elma ve armut, hem yukarıda belirtilen türlere göre daha geç, ben de periyodik olarak daha uzun sürede çiçek açtıklarından ilkbahar geç donlarından daha az zarar görürler.

İlkbaharda daha geç çiçek açan tür ve çeşitlerin yetiştirilmesi, meyve bahçeleri ve bağların don tabanı oluşturan vadiler ve çukur alanlar yerine meyilli arazilerde ve kuzeye bakan yöneylerde kurulması, soğuk havanın akıp gitmesi için sıraların düzgün oluşturulması, ağaçların yüksekten taçlandırılması ile ilkbahar geç donlarından bir ölçüde korunmak mümkündür.

 

B - SONBAHAR ERKEN DONLARI
Ülkemizin özellikle İç ve Doğu Anadolu bölgelerinin 1500 m’ye kadar yüksekliğe sahip olan kesimlerinde, son bahar erken donlarının zaman zaman meyve ve sebze bahçeleri ile bağlarda henüz tam olarak olgunlaşmamış ürüne ve sürgünlere zarar vermektedir.

Amerikan asma anaçlarını kullanmak, meyve bahçelerini ve bağlan meyilli alanlarda kurmak, bağlarda yüksek terbiye sistemlerini uygulamak, dengeli bir sulama ve azotlu gübreleme rejimi uygulamak suretiyle sonbahar geç donlarından korunmak, dolayısıyla ekonomik anlamda meyvecilik ve bağcılık yapmak mümkün olmaktadır. Yine sebzecilik açısından da bu yörelerde domates, patlıcan vb. yüksek sıcaklık toplamı isteyen sebzelerden kaçınmak gerekir.Anadolu bölgelerinin 1500 m’ye kadar yüksekliğe sahip olan kesimlerinde, son bahar erken donlarının zaman zaman meyve ve sebze bahçelerinde zarar yaptığı bilinmektedir.

 

2 - IŞIK
Bahçe bitkileri içinde mantarlar dışında kalan bütün bitkiler, fotosentez, resprasyon, asimilasyon ve transprasyon gibi temel fizyolojik olaylarını yönlendiren enzim ve hormonlar ile başta klorofil olmak üzere antosiyan gibi renk pigmentlerinin oluşumu içinde ışığa gereksinim duyarlar.

Yetiştiricilik sırasında bazı sebze türlerinde (marul, karnababar, sap kerevizi, çikori, lahana, pırasa gibi) gelişme içinde ışığın zorunlu olmasına rağmen tüketilen kısımları olan baş veya sap kısımlarının ışıkla teması kesilerek, dokuların yeşil renk alması engellenir. Böylece ışıkla temas etmeyen dokular beyaz ve gevrek bir yapı kazanır. Bu duruma etiolleşme (beyazlatma=ağartma) adı verilir. Işık ayrıca, çimlenme, yumru oluşumu, çiçeklenme ve cinsiyetin belirlenmesi gibi olayları da etkilemektedir.

 

Güneş ışınları dalga boylarına göre üç ayrı gruba ayrılmaktadır. Bunlardan 700 milimikronun üzerinde dalga boyuna sahip olanlara “kırmızı ötesi “ 400-700 milimikron arasında dalga boyuna sahip olanlara ‘görünür ışınlar”, 400 milimikrondan daha küçük dalga boyuna sahip olanlara ise “mor ötesi ışınların” denir. Kırmızı ötesi işiniz yeryüzünün ısınmasını sağlarlar.

Mor ötesi ışınların 315-400 milimikron dalga boyuna sahip olanları, bitkilerde cüceleşme, yapraklarda kalınlaşma ve tüylenmeye neden olurken, daha kısa dalga boylu ışınların ise, dürücü veya bitkide genetik değişimler yaratıcı (mutasyon) etkileri bulunmaktadır.
Işık yoğunluğu güneş ışınlarının dünyaya geliş açısı ile ilgili olduğu için, mevsimlere ve günün saatlerine göre farklılık gösterir. Genellikle kış aylarında ışık yoğunluğu ve süresi azalırken, günlerin uzamasına paralel olarak artış gösterir.  lşık yoğunluğunun bitkinin isteğinden fazla olması, sıcaklıkla bağlantılı olarak sürgün boylarının kısalmasına, Tek yıllık bitkilerde bodurlaşmaya, çiçek tomurcuğu oluşumunun engellenmesine, yapraklarda sertleşme ve tüylenmeye neden olabildiği gibi meyvelerde ve yaprakları tüketilen türlerde de rengin açılmasına ve kalitenin düşmesine neden olur.

 

Işık yoğunluğunun azalması durumunda, fazla olmasının aksine, sürgün boylarında uzama,  cılızlaşma ve gevrekleşmeye; Fotosentezin azalması nedeniyle de yaprak alanında azalmaya, yeni sürgü oluşumunun gerilemesine, yapraklarda sararma, solma ile yaprak dökümüne rastlanır.
Bazı bahçe bitkilerinde ve özellikle süs bitkilerinde, ışık yoğunluğunun fazla olduğu yöne doğru bir eğilim görülür. Fototrofizm (ışığa yönelim) denilen bu durum, bitkinin ışık alan yönlerinde yapraklanma ve sürgün oluşumunun daha fazla, ışığı az alan yönlerinde ise tersi bir duruma neden olur. Bu da bitkinin sağlıklı gelişmesini engeller.

 

Bahçe bitkileri, ışık yoğunluğu kadar ışıklanma süresine de tepki gösterirler. Fotoperiyodizm denilen bu durumda, ışıklanma süresinin azlığı veya fazlalığı nedeniyle, gelişme yönünden sorunlar ortaya çıkar. Gün uzunluğuna tepki yönünden bitkiler uzun gün, nötr ve kısa gün bitkileri diye gruplandırılır. Gün uzunluğuna gösterilen tepki özellikle sebze yetiştiriciliği açısından önem taşır.

 

3 - NEM
Bahçe bitkileri yetiştiriciliği açısından nem faktörü, hava oransal nemi ve toprak nemi olarak incelenmektedir.

 

A- Hava oransal nemi: Bilindiği gibi “Hava oransal nemi” , belir bir sıcaklık derecesinde havada bulunan su buharı miktarının, aynı sıcaklık derecesinde 1 m³ havanın doygun hale geçmesini sağlayan su buharı miktarına oranıdır. Bahçe bitkilerinin büyük çoğunluğu dokularında %40-95 oranında su bulundurdukları için, yetiştiricilik yapılan yarin hava oransal neminin %60-70 arasında olmasını isterler.

Seralarda yetiştirilen sebze türleri ise daha yüksek düzeyde nemden hoşlanırlar. Hava oransal neminin normal sınırlarda olması durumunda, terlemenin düzenli olması nedeniyle bitki sıkıntıya girmeden topraktan besin maddelerini alabilir ve fotosentezde kullanır. Hava nemi sadece gelişme üzerinde değil, meyve ve yaprak kalitesi üzerinde de etkilidir. Hava oransal neminin yüksek olduğu durumlarda meyve kabukları daha incedir, meyve sulu ve gevrek bir yapıya sahiptir.

Nemin azalması durumunda sıcaklığın artışına paralel olarak terleme ile kaybolan su kaybı artacağından büyüme ve gelişmede azalmanın yanında, topraktan suyun karşılanamaması durumunda bitkide pörsüme ve solma görülür. Buna karşılık yüksek hava nemi, stomaların kapanmasına, böylece terlemenin azalmasına, sonuç olarak da büyüme ve gelişmenin yavaşlamasına neden olur.

Ayrıca aşırı nem durumunda külleme, mildiyö, gri küf, ölü kol, kara leke, monilya, dip çürüklüğü gibi hastalıkların yoğunluğu artar Hava oransal nemi çoğunlukla kış, ilkbahar ve sonbahar aylarında yaz aylarına göre nisbeten daha yüksektir. Nemin düşük olduğu dönemlerde, sulama yapılarak nem artırılabilir.

 

B- Toprak nemi: Topraktaki nem de önemlidir. Yetiştiricilik sırasında, toprak nemi yağışlar ve sulama ile sağlanır. Topraktaki nem azlığı çimlenmenin azalmasına, kök gelişmesinin sınırlanmasına, bitkinin kökleri ile yeterince besin maddesi alıp gövde kısmına ulaştırmasının engellenmesine, böylece bitkinin verim ve kalitesinin düşmesine neden olur. Toprak nemi eksikliği, bitkilerin solması ve zayıf gelişmesinden anlaşılabilir, ileri eksiklik durumlarında ise otsu bitkilerde ölüm olayı görülür.  Topraktaki nemin fazla oluşu ise, toprak parçacıklarının arasındaki hava boşluklarının dolmasına, böylece toprağın havasız kalmasına neden olur. Bu da kök gelişmesini, köklerin besin maddelerini almalarını engelleyerek bitkinin gelişmesini aksatır; aşırı nem, toprak kökenli hastalık etmenlerinin gelişmesini hızlandırır.

 

4 - Rüzgar:
Bahçe bitkileri yetiştiriciliğinde 2-5 m/s hızla esen rüzgarlar, solunum ve terlemeyi artırarak fotosentezin de artmasını sağlarlar. Bu nedenle, büyüme ve gelişmeyi hızlandırdıkları için yararlıdırlar. Ayrıca hafif esen rüzgarlar, büyük çoğunluğu yabancı tozlanma gösteren bahçe bitkilerinde tozlanmayı, dolayısı ile meyve tutumunu artırıcı yönde etkide bulunur.

Hızı 10 m/s’den fazla olan kuru ve soğuk rüzgarlar, bahçe bitkilerinde mekanik ve fizyolojik zararlanmalara neden olurlar. Şiddetli rüzgarların zararı en fazla otsu yapıda olan sebzelerde görülmekle birlikte, çok yıllık bitkilerde de(özellikle asmalarda) dallarda kırılmalara, çicek ve meyve dökümlerine neden olur.

Hızlı esen özellikle sıcak rüzgarlar terlemeyi aşırı derecede artırarak,bitki-su dengesinin bozulmasına, sonuçta da  fotosentezin azalarak gelişmenin gerilemesine, dallarda ve yapraklarda kavrulmalara neden olur. Kuru rüzgarlar çiceklenme dönemindeki meyvelerde (özellikle Antep, fıstığı , domates ve biberlerde) döllenmeyi olumsuz yönde etkilemektedir.

 

5 - Yer: Yer, coğrafi bir bölge içinde bağ ve bahçe kurmak amacıyla seçilen bir alanı ifade etmektedir. Bahçe bitkileri yetiştiriciliği yapılacak bir yerin özellikleri verilirken onun topoğrafyası, yani alanı ve yüksekliği, derinliği ve buna benzer özellikleri ile toprak yapısı belirtilmelidir.
Genellikle yüksek yerler aynı enlem derecesindeki alçak yerlerden daha serindirler. Yükseklik her 100 m arttığında, sıcaklık 0.6-1°C azalır. Bu nedenle yaprağını döken bazı meyve türleri düşük enlemlerde, tomurcuklar için gerekli soğuklama ihtiyacını karşılayabilmek için ekonomik anlamda yalnız yüksek yerlerde yetişebilmektedirler. Yüksekliğin etkisi geçici sıcaklık değişimleri veya geniş su yüzeylerinin etkileri ile değişebilmektedir. Geniş su yüzeylerinin bulunduğu bölgelerde iklim daha ılımandır. Bahçe bitkileri yetiştiriciliği açısından yer, düz, hafif eğimli ve eğimli alanlar olabilir. Bununla birlikte yer seçimi yaparken aşağıda belirtilen faktörlerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

1.Yetiştirilmesi düşünülen bahçe bitkisinin türü

2.Toprağın erozyon durum ve tipi
3.Hava akımı                                                                      

4.Yöney

 

1. Yetiştirilmesi düşünülen bahçe bitkisin türü: Her ekolojinin kendine özgü bitki türleri vardır. Ancak, bahçe bitkileri yetiştiriciliğinde özel ekipmanlar ve özel yetiştirme teknikleri yardımıyla ekolojiye uygun olanlar dışındaki türleri de yetiştirmek mümkün olmaktadır.
 
Genellikle sebzeler düz yerlerde, zorunlu olduğu durumlarda da hafif meyilli (%1-2) yerlerde yetiştirilirler. Böylece topak işleme, sulama, hasat işlemleri ve diğer kültürel uygulamalar düz yerlerde kolaylaşmaktadır. Diğer yandan meyve ağaçları ve asma, meyilli yerlerde daha başarılı olarak yetiştirilebilmektedir. Çünkü bu türlerde hava akımının daha fazla dikkate alınması gerekmektedir.

 

2- Toprağın erozyon tipi
Toprak erozyonu tarımda toprak verimliliğinin kaybolmasında etkili en önemli sorunlardan birisidir. Toprak erozyonu, su veya rüzgar nedeniyle oluşmaktadır. Neden hangisi olursa olsun bahçe bitkileri yetiştiriciliğinde erozyonu önleyecek önlemlerin mutlaka alınması gereklidir.

 

A. Rüzgar erozyonu: Rüzgarlar toprak erozyonuna neden oldukları gibi bitkiler için de zararlı etkiler meydana getirirler. Rüzgarın hızını azaltarak, aşındırıcı etkisi önlenebilir. Bunun için ödü bitkilerinin yetiştirilmesi ve rüzgar kıranların yapılması gereklidir.

 

 B. Su erozyunu: Bu tip erozyon, özellikle sağanak halinde yüksek yağış alan ve bitki örtüsü zayıf olan bölgelerde şiddetli olmaktadır. Suyun akış    hızını azaltacak, teraslama, kontur dikim, örtü bitkisi yetiştirilmesi gibi önlemler alınmalıdır.

 

3 -  Hava akımı: Havanın, yüksek kısımlardan daha alçak alanlara akmasıdır. Soğuk hava dağ veya tepelerden, hafif bir rüzgar sayesinde sıcak hava ile karışmadıkça, daha düşük vadilere doğru akarak vadi içlerinde ve yakın kısımlarında birikir. Bu nedenle yüksek yerler daha sıcaktır.Bunun yanısıra, bağ ve bahçe yeri seçiminde ağaçlık ve orman alanlarına yakınlık da dikkate alınmalıdır. Çünkü ağaçlık yerler soğuk havanın biriktiği yerlerdir ve özellikle ilkbaharlar orman  ağaçlan iyi bir hava drenajını önleyerek don cepleri oluşturabilirler.

 

4 -  Yöney ; Yöney, eğimin yönünü belirtir ve bahçe bitkileri yetiştiriciliğinde önemli rolü vardır. Genellikle güney ve doğu yöneyleri, daha erken ısındığından erken sürme ve çiçeklenme ile ürünün erken olgunlaşmasını sağlarlar. Bu nedenle erkencilik ekonomik öneme sahipse, güney yöney tercih edilmelidir. Güney ve batı yöneyler bazı soğuk kış rüzgarlarını alabilirler ve ayrıca ağaçlarda yazın güneş yanmaları (sun-scald) görülebilir.

Ekleyen : Admin Bahçe Bitkileri Okunma : 13795 Eklenme : 27.05.2011
Bu Konu Hakkında Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?







Bahçe Bitkileri - Kategorisine Yeni Eklenen Konular
Çelik Alma Zamanı Ve Köklendirme Yöntemleri

Çelik Alma Zamanı Ve Köklendirme Yöntemleri

Yılın herhangi bir zamamnda çelik hazırlamak mümkündür. Ancak, kışın yaprağını döken bitkilerde odun çelikleri kış dinlenme dönemi içinde, yapraklı yeşil çelikler ise henüz tam odunlaşmamış. Sürgünlerden büyüme mevsiminde hazırlanırlar.Odun çelikleri yaprak dökümünün hemen öncesinden, ilkbaharda tomurcukların kabarmasına kadar geçen dönem içinde...

Patlıcan Yetiştiriciliği

Patlıcan Yetiştiriciliği

Patlıcan ılık iklimlerde senelik, tropik iklimlerde ufak bir ağaç şeklinde büyüyen çok senelik bir kültür bitkisidir.Ülkemizde çok tüketilen patlıcanın önemli bir yeri vardır. Yemeklik değeri yanında uzun yıllardan beri halk arasında ilaç olarak da kullanılmaktadır.Patlıcan çeşitli ekolojik şartlara bağlı olarak %0.2-46.8 oranında değişmek üzere...

Turp Yetiştiricliği

Turp Yetiştiricliği

Turpların düzgün olması,tadın ve aromanın iyi gelişmesi,çatlamaların olmaması için ağır ve killi topraklarda yetiştiricilik yapılmaması gerekir. Fındık ve erkenci turplarda hafif tınlı-kumlu topraklar,Bayır ve kestane turpları ise tınlı-killi topraklarda iyi gelişir.

Domates Yetiştiriciliği

Domates Yetiştiriciliği

Domates ülkemizde en çok üretilen ve tüketilen sebzedir. Dünyada taze olarak, yemeklerde diğer sebzelerle pişirilerek, dayanıklı domates suyu, konsantre domates suyu, turşusu, konservesi, salçası, keççabı, sosu, pulp ve püresi, dondurularak, kurutularak değerlendirilmektedir. Domates vitamin ve mineral maddelerce zengindir.

Kabak Yetiştiriciliği

Kabak Yetiştiriciliği

Toprak İsteği: Çok ağır ve kumlu topraklar haricinde tüm topraklarda yetiştiriciliği yapılabilir. Derin, geçirgen, su tutma kabiliyeti çok iyi, organik ve mineral maddelerce zengin tınlı topraklarda en iyi ürün alınır. Kumlu topraklarda çiftlik gübresi ve ticari gübre kullanılır kabak yetiştiriciliği yapılabilir. Bu topraklarda erkencilik sağlan...

Acur Yetiştiriciliği

Acur Yetiştiriciliği

Acur doğrudan tohumla üretilir. Toprak hazırlığı ve ekim kavun karpuzda olduğu gibidir. Sıra arası ve üzeri değerleri:120-150x50-100 dür.Tohumlar ıslatılır ve bir kaçı birlikte dikilir. Her ocakta çepinle kaymak kırılır ve en iyi gelişen birkaç bitki bırakılır. 10-15 boya geldiklerindeyse boğazları doldurulur. Sıra araları dallarla dolana kadar ...

Biber Yetiştiriciliği

Biber Yetiştiriciliği

Biber mutfakların en vazgeçilmez sebzelerinden biri olup, taze ve salça halinde yemeklere renk ve tad verir. Ayrıca salata, turşu ve toz halinde bol miktarda değerlendirilir. Yeşil biber C vitamini yönünden oldukça zengindir.içeriğinde bulunan capsicin maddesinin oranına göre meydana gelen acılık iştahı arttırıcı vasfı ile birlikte sindirim sist...

Bahçe Bitkileri - Kategorisinin En Çok Okunan Konuları
Bahçe Bitkileri Terimleri

Bahçe Bitkileri Terimleri

Bitkilerin generatif fazdan vegetatif faza geçerken soguklanma ihtiyacına “Vernelizayon” denir.

Bitkilerin ışıklanma süresine verdiği tepkite “Fotoperyodizm” nedir
Bitkilerin yapraklarından buharlaşma şeklinde oluşan sıvı(nem) kaybına "Transprayon" denir.

Vegatif Çogaltma Yöntemleri

Vegatif Çogaltma Yöntemleri

Bitkilerin değişik yaşlarda gövde ve dal parçaları, büyüme uçlarındaki meristematik dokuları, kökleri, yaprakları ya da özelleşmiş veya değişikliğe uğramış gövde ve kök parçaları kullanılarak yapılan çoğaltmaya eşeysiz çoğaltma denilmektedir.

Bağcılık Terminolojisi

Bağcılık Terminolojisi

Afinite; affinity: Anaç ve kalemin uyuşma birbiriyle durumu. Aksil: Sürgün ve yaprak sapı birleşim noktasındaki açılı büyüme konisi. Ampelografi: Üzüm çeşitlerini omcanın görünümünün detaylı tanımı, özellikle yapraklar (şekil ve doku), salkım (irilik ve biçim) & taneler (renk & irilik) özelliklerini dikkate alarak tanımlama bilimi.

Çimlenmeyi Etkileyen Faktörler

Çimlenmeyi Etkileyen Faktörler

Hava (Oksijen): Tohum, bünyesindeki su miktarı azaltılarak yaşam faa1iyetleri en aza indirilmiş canlı bir yapıdır. Dolayısıyla yaşaması için solunum bunun için de oksijen gereklidir. Çimlenme sırasında solunum hızı artar ve oldukça fazla miktarda oksijen kullanılır. Solunum sonucunda ortaya çıkan ısı enerjisi büyüme amacıyla kul...

Bitki Fizyolojisi Ders Notlari

Bitki Fizyolojisi Ders Notlari

Bitki Fizyolojisi Bitki Hormonlari Su Ve Minareller Hk. Bildiler içerir.

Malatya Kayısının Tarihçesi & Özellikleri

Malatya Kayısının Tarihçesi & Özellikleri

Türkistan, Orta Asya ve Bati Çin’i içerisine alan çok geniş bir bölgenin kayısının ana vatani olduğu sanılmaktadır. Günümüzden 5000 yıl gibi çok uzun bir zaman önce kayısı bu bölgede bilinmekteydi. Büyük İskender’in seferleri sırasında kayısı M.Ö. IV yy.da Anadolu’ya getirilmiş, Anadolu kayısının ikinci vatani olmuştur. M.Ö. I. yy’ da Roma ve Pe...

Ilıman İklim meyve Türleri

Ilıman İklim meyve Türleri

- Sert Çekirdekli Meyveler Erik Şeftali Kayısı Kiraz Vişne Karayemiş

BİZİ TAKİP EDİN

Facebook Twitter Rss İletişim

YENİ PROJEMİZ

sorhocam

SPONSORUMUZ

İntfa

Ziraattube veritabanında (26) kategoride toplam (2413) içerik vardır! Ayrıca sitemizi şuan 12195 kişi gezmektedir.

Copyright 2011 - 2014 Tüm hakları saklıdır.| Project by Arafa KARAÇELEBİ

Sayfa Yüklenme Süresi : 0,08 saniye.

Yukarı Çık