Bahçe Bitkileri » Bağcılıkta Anaç Seçimi Ve Aşılama

Bağcılıkta Anaç Seçimi Ve Aşılama Bağcılıkta anaç seçimi ve aşılama ; Hastalıklara ve zararlılara dayanıklılık, tuza-neme-kurağa dayanıklılık, kirece dayanıklılık, ıslah çalışmaları ve çoğaltma gibi amaçlarla sıkça kullanılan, iki farklı materyalin kambiyum dokularının çakıştırılarak kaynaştırılmasına dayalı vegatatif bir çoğaltma yöntemidir ve asma kolay aşı tutan bitkilerden biridir. Bağcılıkta yerinde aşılamada uygulanan en ...

Bağcılıkta Anaç Seçimi Ve Aşılama

Bağcılıkta aşılar; Hastalıklara ve zararlılara dayanıklılık, tuza-neme-kurağa dayanıklılık, kirece dayanıklılık, ıslah çalışmaları ve çoğaltma gibi amaçlarla sıkça kullanılan, iki farklı materyalin kambiyum dokularının çakıştırılarak kaynaştırılmasına dayalı vegatatif bir çoğaltma yöntemidir ve asma kolay aşı tutan bitkilerden biridir.

Bağcılıkta yerinde aşılamada uygulanan en yaygın aşı çeşitleri şunlardır;

- Kalem aşıları (En fazla uygulanan aşılardır)
- Göz aşıları
- Yeşil aşılar

Aşıda başarının sağlanması;

1. Aşı materyalinin özelliklerine,
2. Aşı yapma tekniğine 
3. Ortam koşullarına bağlıdır.

Anaçla kalemin uyuşması ön koşuldur. Aşıda kullanılacak anaç ve kalem iyi olgunlaşmış (odunlaşmış) olmalıdır. Pişkinleşmemiş kalemler yeteri kadar besin maddesi içermezler, bu nedenle aşılamada başarı düşük olur. İyi odunlaşmış çubuklar parlaktır ve çeşidin kendine özgü rengini alır. Bükülünce kabuk çıtırdayarak parçalanır. Öte yandan anaç ve kalem genç olmalıdır. Kalem iyi odunlaşmış olsa bile anaç çok yaşlı ise aşı zor tutar. Yerinde yapılacak aşılarda anacın baş parmak kalınlığında olması yeterlidir. Çoğunlukla anaçlar 2 yılda bu kalınlığa erişirler. 

Aşı tekniği yönünden anaç ve kalemin kaynamayı sağlayacak dokularının çok sıkı temas etmesi gereklidir. Dokular ne kadar sıkı olursa, kaynaşma da o kadar kolay ve çabuk olur. Anaç ve kalemin kambiyum dokuları karşılıklı olmalı ve çakışmalıdır. 

İki ayrı bitki parçası olan anaç ve kalemin tutması için sıcaklık, nem ve oksijene gerek vardır. Yara dokusu (kallus) oluşumu için ideal sıcaklık 24-29 ° C’dir. Aşı yapıldığında sıcaklık düşükse anaç ve kalem kaynaşma belirtisi göstermeden canlılıklarını koruyarak beklerler. Sıcaklık uygun hale geldiğinde kaynaşma başlar. Yüksek sıcaklıkta yara dokusu hızlı gelişir. Ancak gevrek ve zayıf dokulu olur. Düşük sıcaklıklarda ise (22-24 ° C) yara dokusu yavaş oluşur. Ancak sıkı yapılı ve dayanıklıdır. Sıcaklık 16-21 ° C olduğunda çok yavaş oluşan kallus dokusu, 15 ° C ve altında durur. 

Yüksek oransal nem kaynaşma için gerekli diğer faktördür. Aşı yeri çevresinde oransal nem % 85 olmalıdır. Daha yüksek nem daha iyi sonuç verir. Arazide yerinde yapılan aşılarda, aşı yerinin neminin muhafazası için, aşı kalemi üzeri kalınlığı 5-8 cm olan ince toprakla (kümbet şeklinde) örtülür. .

Sağlıklı, kaliteli ürün veren ve verimli asmalardan alınan kalemler olgunlaşmış ve 1 yaşında olmalıdır. Aşı kalemleri yaprak dökümünden itibaren, gözler uyanıncaya kadarki dönemde alınabilir ve aşı zamanına kadar, nemli talaş veya kum içinde katlanarak, don olayının olmadığı serin bir yerde saklanabilir. 

Kalem aşılarının yapılması için Şubat-Mart ayları uygundur. Yukarıda açıklanan iklim değerleri uygun olduğu sürece bu aşı zamanı Nisan ayı sonuna kadar da uzayabilir. Asmalara su yürüdüğünde, uyanma döneminde (hatta uyanmanın birazcık sonrasında) aşılama daha başarılı olur.

Bizim bağlarımızda uyguladığımız aşı çeşidi, aynı zamanda ülkemizde de bağcılıkta yerinde aşılarda en fazla yapılan aşılardan birisi olan yarma aşıdır.

YARMA AŞI : 1-3 yaşlı anaçların aşılanmasında en çok kullanılan ve en kolay olan aşıdır. Çapı 3 cm’ye kadar olan (yani aşağı yukarı baş parmak kalınlığı) anaçların aşılanmasında kullanılır. Anaç toprak seviyesinin biraz altından kesilir. Aşı baltası (yargıç) ile üzerine ağaç tokmakla vurularak 2-7.5 cm kadar anaç tam ortadan yarılır. Kalın anaçlarda bu yarığın uzun olmamasına dikkat edilmelidir. Aşı baltasının üçgen kısmı anacın ortasına sokulur. Aşı kalemi 1 veya 2 gözlü hazırlanır. Kalemin alt kısmı aşağıya doğru incelen bir kama gibi yontulur. Her iki taraftan açılan şev incelerek,  kalemin ekseninin uç kısmında birleşmelidir. Kalemdeki yontulan bu kısmın uzunluğu anaçtaki yarığın uzunluğuyla eşit olmalıdır. Kalem yerleştirildikten sonra ne anaçta açılan yarıkta bir boşluk, ne de yerleştirilen kalemin yontulmuş kısmında açıkta kalan bir bölge olmamalıdır. Kalem ile anacın kambiyum dokuları aynı hizada olmalıdır. (Bu durumda anacın kabuk kısmı ile kalemin kabuk kısmı da karşılıklı gelecektir.) Kalemdeki gözlerden altta olanın, anaçtaki yarığın dış tarafına bakacak şekilde yerleştirilmesine dikkat edilmelidir. Kalın anaçlarda 2 kalem takılabilir. Aşı bağı veya rafya ile sarılarak sıkıca bağlanır. Aşının üzeri gevşek bir toprakla örtülür. Aşıların hep aynı tarafına herek konulur. 

Aşı Kaleminin Yontulması : Geçen yılki sürgünlerin dipten 2/3’lük kısmı kullanılmamalıdır. Bu gözler gelişmemiş olabilir ve gözler sürmeden kısa süre içinde dökülür. Sürgün 1-2 gözlü olarak kesilir. Altta kalacak göz dışa gelecek şekilde ve gözün 0.5 cm altından, her iki yandan yontulur. Uçta sıfıra düşecek şekilde kama şekli verilir. Kalemin dış tarafı kalın, içe gelecek yeri daha ince olacak şekilde hazırlanır. (Yukarıdaki çizimde iki kalemin konulması gösterildiği için, içe gelecek kısmı ile dışa gelecek kısmı arasında bir kalınlık farkına gerek yoktur.)

Aşı Sürgünü Bakımı : Aşının üstünü örten toprak hafif ve geçirgen olmalıdır. Aşının örtülmesi sırasında gerekiyorsa toprak altı kurtlarına karşı ilaçlama yapılmalıdır. (Biz yapmamıştık ve herhangi bir zararla da karşılaşmadık) Aşı sürgününün toprak yüzeyine çıkabilmesi için, yağışlardan sonra oluşacak kaymak tabakası kırılmalıdır. Aşı sürgünü toprak yüzeyine çıktıktan sonra sık bakım ister. Her aşı sürgünü için 1-1.5 m uzunluğunda herek gerekir. Aşı sürgünlerinden kuvvetli olanı 25-30 cm olunca hereğe bağlanır. Diğerleri dipten kesilir. Düzgün büyüyen dik bir gövde olması sağlanmalıdır. Aşı sürgünü çok hızlı (günde 3-4 cm kadar) büyür. Bu nedenle haftada bir kesmeyecek bir malzeme ile (ip, şerit, bez) hereğe bağlanmalıdır. Bu arada aşı sürgününde oluşacak koltuklar dipten itibaren makas veya düzgün kesen bir bıçakla temizlenir. Bunlar temizlenmez ve büyümelerine izin verilirse, ana sürgünün gelişmesi yavaşlar ve çalı görünümü alır. Aşı sürgününün boyu ilk telin geçirileceği yüksekliğe ulaştığında (bu yükseklik 75 -100 cm kadardır. Bizim bağlarda ilk tel 85 cm den geçiyor ve yan kollar bu seviyede oluşturulmuş durumda), taçlandırılacak kısımdan tepe alınır. Tepe alma gözün 1-2 cm üzerinden yapılır. Bu bölümde yapraklar normal büyüklüklerini almış olmalıdır. Aksi halde göz olgunlaşmamış olacağından sürmez. Koltuk alma sırasında taç yüksekliğinden çıkan koltuklara dokunulmaz. Sıcak bölgelerde tepe alma Mayıs sonu- Haziran ortası yapılabilir. (mesela biz Haziranın başında yapmışız. Bknz. sitede yandaki fotoğraflar. Zaten sürgünlerin hepsinin gelişmesi farklı olacağından, tepe alma işlemleri de aynı zaman denk gelmeyecek, aşağı yukarı 1 aya yayılacaktır.) Oluşturulacak terbiye sistemine göre yeterli sayıda koltuk sürgünü bırakılır. Telli terbiye sistemlerinde bu 2 adettir. Bunlar yaz sonuna kadar 2-4 m kadar uzar ve odunlaşırlar. Kış budaması sırasında terbiye şekline göre budanırlar. 

Aşı sürgününde yapılacak bir başka bakım işi, boğaz kökü ve anaçtan çıkan sürgünlerin temizliğidir. Anaç ve kalem iki ayrı parça olduğundan birbirlerini atma eğilimindedirler. Bu nedenle de anaçlardan sürgün, kalemlerden kök oluştururlar. Anaçlardan çıkan sürgünler ilk zamanlarda elle çekilerek dipten koparılır. Kalem veya aşı yerinden çıkan kökler de bahar aylarında keskin bir bıçak yardımıyla dipten çıkarılırlar. İlkbaharda yapılmazsa yazın boğaz kökü temizliğinden kaçınılmalıdır. Aksi halde su alımı yetersizliğinden fidanlar sarsıntı geçireceklerdir. Bu durumda kök boğazı temizliği sonbaharda yapılmalıdır. İlk 2-3 yıl kök boğazı temizliği yapılan asmalarda ileriki yıllarda boğaz kökü temizliğine gerek kalmaz. Odunlaşan ve kökleşen dokular yeniden kök oluşturmaz.

Bağdaki aşı yöntemlerinden birisi olan "yarma aşı"nın nasıl yapılacağını anlattık. Tabii bir bağ tesis ederken mutlaka aşı yapılması gerekmiyor. Asma fidanları, istenilen çeşit aşılanmış olarak alınabilirler ve son zamanlardaki genel uygulama da bu yöne doğru gitmektedir.

Burada işin püf noktalarından birisi, mutlaka Amerikan asma anaçlarının kullanılmasıdır. Bu konuya girmeden önce durun size "püf nokta"sının hikayesini anlatayım; Bir zamanlar bir çömlek ustası varmış ve çok güzel çömlekler yaparmış. Bir genç gelmiş ve "ben senin yanında çıraklık yapmak ve bu işi öğrenmek istiyorum" demiş. Usta da "peki" demiş. Bir süre beraber çalışmışlar. Çamura şekil veriyor ve sonra da fırında pişiriyorlarmış. Kolay gelmiş bu iş genç adama ve çok geçmeden "ben bu işi öğrendim artık kendi başıma yapmak istiyorum" demiş ustasına. Ustası yine "peki" demiş ve çırak ayrılmış yanından ve kendine yeni bir atölye açmış. Başlamış çanak çömlek yapmaya. Fakat yaptıklarının hepsi pişirdikten sonra çatlıyorlarmış. Ne yaptıysa önleyememiş bunu. Çaresiz boynu bükük gitmiş ustasının yanına ve anlatmış durumu. Ustası fırına koyduğu çanak çömleklerin üzerinde oluşan kabarcıkları "püüfff, püfff..." diye üfleyerek söndürüyormuş ve böylece de çanak çömlekler çatlamıyorlarmış. İşte işin "püf noktası" da buradan geliyormuş.

Gelelim Amerikan asma anaçlarına ; 1800'lü yılların ikinci yarısında floksera Avrupa'daki bağların çok büyük bir bölümüne zarar vermiştir. Öyle ki Fransa'da bile şarap yokluğu çekilmiştir. (Floksera : İki floksera vardır. Köklerde yaşayan ve buralara zarar yapanlara kök flokserası, yapraklarda yaşayan ve yapraklara zarar verenlere de yaprak flokserası denir.

Kök flokserası oval veya armut şeklinde, sarımsı yeşil esmer, kırmızı kahverengine kadar değişen renklerdedir. Sırtında koyu renkli lekeler vardır. Ağız uzun bir emici hortum şeklindedir. Vücut uzunluğu 0,5-1,3 mm kadardır. Yaprak flokserasının boyu ise 1,5-1,7 mm arasındadır ve sarı renkli sırt kısmı lekesiz, emici hortumu daha kısadır. Flokseranın kanatlı ve kanatsız formları vardır.

Flokseranın değişik formları tarafından 4 farklı tipte yumurta bırakılır. Bir kısmı küçük, bir kısmı büyük olan bu yumurtaların bazıları döllenmiş, bazıları da döllenmemiştir. Yumurtalardan çıkan larvalar gözle görül(e)meyecek kadar küçüktür. Boyları 0,55 mm kadardır. Yeşilimsi sarı renkli olan larvalar 4 gömlek değiştirdikten sonra ergin olurlar.

Kök flokserasının köklerde beslendiği yerlerde emgi sonucu meydana gelen şişkinlikler görülür ve daha sonra bu şişkinlikler çürüyüp dağılırlar. Ardından yine aynı durumun tekrarı görülür ve bir noktadan sonra kökler görev yapamaz hale gelirler ve asma kurur.

Yaprak flokserası ise ise yeni açılan tomurcuklara girerek taze tomurcuk ve yaprakları sokup emerler. Bu noktalarda yaprak dokusu alt yüze doğru çıkıntılar yaparak şişkinlikler meydana gelir. Bu şişkinliklerin içinde flokseraları görmek mümkündür.

Floksera ile bulaşık olan bağlarda zamanla sürgünlerde genel bir durgunluk, omcada zayıflık, yapraklarda küçülmeler, sararmalar görülür. Boğum araları daralır. Çubuklar odunlaşamadıkları için kışın soğuktan etkilenirler. Floksera zararı sonucu asmaların zayıflamasına bağlı olarak, salkımlarda tanelerin seyrekleştiği, şekerlenme ve renklenmenin normal düzeyde olmadığı görülür. Omcalar birkaç yıl içinde ağır bir durgunluk göstererek kururlar.)

Bu zararlıya karşı çareler aranmış ve işte bu aşamada devreye, filokseraya dayanıklı oldukları anlaşılan Amerikan asma anaçları girmiş ve üzüm çeşitleri bu anaçlar üzerine aşılanarak yetiştirilmeye başlanmışlardır. Her ne kadar Amerikan asma anaçları flokseraya dayanıklı olsa da, bulaşık olan bölgelerde "floksera - anaç " ilişkisine dikkat edilmelidir. Ve bunun yanında;

Toprak- Anaç ilişkisi,
Anaç-Kalem ilişkisi,
Nematod-Anaç ilişkisi de gözetilmelidir.

Genellikle kullanılan Amerikan asma anaçları ve özellikleri;

5BB   : Nemli, killi-tınlı ve killi topraklar için uygun bir anaçtır.Vejetasyon süresi kısa olduğundan kuzey bölgeler için uygundur.Kök ur nematoduna dayanıklıdır. Kökleri yüzlek ve yatay büyüdüğünden sıcak bölgeler için uygun değildir. Aşı tutma oranı oldukça yüksektir. Sathi ve nemli topraklar için uygundur. % 30-40 toplam, % 20’ ye kadar aktif kirece dayanıklıdır. Bu anaç üzerine yarma aşı yapıldığında aşı kaleminden fazla miktarda köklenme yaptığından, ya yonga göz aşısı tercih edilmeli veya aşı tuttuktan sonra ve kırağı tehlikesi geçtikten hemen sonra aşı yeri açılarak, buradaki kökler hemen temizlenmelidir. Aksi takdirde esas köklenme bölgesinde köklenme durur ve bu da asmanın kısa sürede kurumasına neden olur.

99R  : Kuvvete getirir bir anaçtır. Dik büyümesi ve köklerin derine gitmesinden dolayı meyilli ve kıraç araziler için uygun bir anaçtır. % 30-40 toplam, % 17’ye kadar aktif kirece dayanıklıdır. Kökleri flokseraya dayanıklı olmakla birlikte yaprakları, yaprak flokserasına karşı çok hassastır. Ayrıca tuza karşıda oldukça hassas bir anaçtır. Üzerine aşılanan çeşidin olgunlaşmasını geciktirdiğinden kuzey bölgeler için tavsiye edilmemelidir. Arazide aşı tutma randımanı yüksektir.

110R  : Çok kuvvetli bir anaçtır. Genel özellikleri 99R’ye benzemekle birlikte kurağa 99R’den daha dayanıklıdır. Kuvvetli bir anaç olması nedeni ile üzerine aşılanan çeşidin olgunlaşmasını geciktirir. Bu nedenle erkenci çeşitleri aşılamaktan kaçınılmalıdır. %30-40 toplam, % 17-19 aktif kirece dayanıklılık toleransına sahiptir.

140 Rugeri  : Çok kuvvetli bir anaçtır. Dik büyür ve kurağa dayanıklıdır. Kuvvetli büyümesi nedeni ile vejetasyon süresi oldukça uzundur % 70 toplam, % 40 aktif kirece dayanabilmekle birlikte yaprak flokserasına hassastır.

1103 Poulsen : Ülkemizde son yıllarda kullanılmaya başlanan bir anaçtır. Kurağa oldukça dayanıklıdır. Nemli ve alt katmanları killi topraklar için tavsiye edilir. % 17-18 aktif kirece dayanıklıdır.

41B( Chasselas x Berlandieri ) : Vejatatif devrenin kısa olması ve arazideki yüksek kirece çok dayanıklı olması bu anacın en önemli özelliğidir. Toprak seçiçiliği yoktur. Sıcağa ve kurağa dayanıklıdır. Çok kuvvetli bir kök yapısına sahiptir. 41B dikimden itibaren birkaç yıl zayıf gelişme göstermesine karşın ileriki yıllarda kuvvetli bir anaç oluşturur ve üzerine aşılanan çeşitte iyi meyve tutumu sağlar. % 40 aktif kirece dayanıklıdır. Standart çeşitlerle uyumu çok iyidir.

420A  : Vejetasyon süresi uzun bir anaçtır. Killi, kireçli, killi tınlı ve çakıllı topraklarda iyi geliştiği gibi, bakir ve kuvvetli topraklar için çok uygun bir anaçtır. Omega aşıda tutma oranı düşük olmasına karşın arazide aşı tutma randımanı yüksektir. Üzerine aşılanan çeşitlerde olgunlaşmayı 3-4 gün erkenleştirdiğinden erkenci çeşitler için tavsiye edilir. % 30-40 toplam, % 20’ye kadar aktif kirece dayanıklıdır. Tek dezavantajı bazı çeşitlerle uyuşmazlık göstermesidir.

Anaç Özellikleri Tablosu;

ANAÇ

GELİŞME KUVVETİ

FLOKSERAYA DAYANIM

NEMOTODLARADAYANIM

KURAKLIĞA DAYANIM *

AKTİF KİRECE DAYANIM  (%)**

TUZA TOLERANS ***

41B

Zayıf-Orta

Yüksek

Düşük

Orta

40(Çok Yüksek)

Çok Duyarlı

420A

Zayıf-Orta

Yüksek

Düşük

Düşük

20 (Yüksek)

Duyarlı

SO4

Kuvvetli

Yüksek

Yüksek

Düşük

17(Yüksek)

Orta

5BB

Zayıf-Orta

Yüksek

Orta-Yüksek

Düşük

20(Yüksek)

Duyarlı

1103 POULSEN

Kuvvetli

Yüksek

Yeterli

Yüksek

17(Yüksek)

Orta

1613C

Kuvvetli

Orta

Yüksek

Zayıf-Orta

Düşük  

Orta

110R

Kuvvetli

Yüksek

Yeterli

Çok Yüksek

17(Yüksek)

Duyarlı

140 RuÇokKuvvetliYüksekOrta-YüksekÇok Yüksek20 Yüksek)Duyarlı


Kurağa Dayanıklılık : Asma anaçlarının kurağa dayanmaları bir çeşit özelliği olup, adaptasyon üzerine etkili olmaktadır.Amerikan Asma Anaçları aşısız olarak büyüdüklerinden kurağa karşı daha dayanıklıdır.Aşılandıktan sonra bu dayanıklılık azalır. Çünkü vinifera çeşitlerinde yaprak dokusu farklı olduğundan evapotranspirasyonla su kaybı daha fazla olmaktadır.Eğer kurak bir arazide bağ kurulacaksa ve sulama imkanı yoksa mutlaka kurağa dayanıklı anaçlar ile bağ  kurulmalıdır.

Kirece Dayanıklılık : Anaçların adaptasyonunda topraktaki toplam ve aktif kirecin çok büyük etkisi vardır. Özellikle aktif kireç oranı büyük önem taşır. Çünkü topraktaki toplam kireçten çok, bunun suda eriyebilen ve aktif  kireç olarak adlandırılan oranı önemlidir. Topraktaki aktif kirecin fazla olması kireç klorozunu arttırır. Topraktaki toplam kirecin kurak yerlerde bir sorun yaratmaması yanında, yağışlı bölgelerde   topraktaki toplam kireç suda eriyerek aktif kirece dönüşür. Bu da diğer besin maddelerinin alımını etkiler. Nemli topraklarda kireç oranı az bile olsa aktif hale gelebileceğinden asma için zararlı olabilir.

Tuzluluğa Dayanıklılık : Toprakta asma tarafından absorbe edilen ve verim üzerine etkili olan bir çok bileşik madde vardır. Bu maddelerin bir kısmı tuz olarak isimlendirilir. Bunların bir kısmının toprakta bulunması bitki için gerekli olmakla birlikte aşırı oranda bulunması, besin ve su alınımını yavaşlatması nedeni ile hem asmanın büyümesini durdurur hem de asma da yarattığı gerilim, verim ve üzüm kalitesini düşürür. Bu nedenle toprak bünyesinde veya sulama suyundaki tuz miktarı büyük ölçüde önem arz eder. Besin ortamında çözülebilir tuzların varlığı bitki büyümesini genel olarak iki yolla etkiler:

1. Zehir etkisi yaparak

2. Fizyolojik kuraklık yapması; Amerikan Asma Anaçları içerisinde tuzluluğa en hassas anaç 41B     ‘dir.

Neme Dayanıklılık : Topraktaki durgun suyun dolayısıyla nemin fazla olması ve asma köklerinin uzun süre bu ortamda kalması apofleksi denilen ani ölümlere neden olur. Köklerin devamlı su içinde kalması bu organların oksijen alınımını engeller ve su ile mineral alımı da düşer. Zamanla kökler üzerinde kalın, yumuşak bir doku oluşur ve kalınlaşır. Kökler üzerinde uzunlamasına derin lekeler gözlenir. Fazla nem gelişme sırasında olursa külleme ve mildiyö hastalıklarına karşı hassas bir durum oluşur. Olgunlukta şeker oranının düşmesine ve salkımların çürümesine neden olabilir. Bu durum geçirgen olmayan (killi) ve taban topraklarda görülür. Bu olumsuz faktörleri ortadan kaldırmak için eğer bağ sulanıyorsa sulamaya dikkat edilmeli ve yağış fazla ise drenaj sistemi kurulmalıdır. Fazla suyu tüketmek bakımından ara bitkisi dikmek de bir önlemdir.

Ekleyen : Admin Bahçe Bitkileri Okunma : 6317 Eklenme : 20.02.2013 14:07:19
Bu Konu Hakkında Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?







Bahçe Bitkileri - Kategorisine Yeni Eklenen Konular
Çelik Alma Zamanı Ve Köklendirme Yöntemleri

Çelik Alma Zamanı Ve Köklendirme Yöntemleri

Yılın herhangi bir zamamnda çelik hazırlamak mümkündür. Ancak, kışın yaprağını döken bitkilerde odun çelikleri kış dinlenme dönemi içinde, yapraklı yeşil çelikler ise henüz tam odunlaşmamış. Sürgünlerden büyüme mevsiminde hazırlanırlar.Odun çelikleri yaprak dökümünün hemen öncesinden, ilkbaharda tomurcukların kabarmasına kadar geçen dönem içinde...

Patlıcan Yetiştiriciliği

Patlıcan Yetiştiriciliği

Patlıcan ılık iklimlerde senelik, tropik iklimlerde ufak bir ağaç şeklinde büyüyen çok senelik bir kültür bitkisidir.Ülkemizde çok tüketilen patlıcanın önemli bir yeri vardır. Yemeklik değeri yanında uzun yıllardan beri halk arasında ilaç olarak da kullanılmaktadır.Patlıcan çeşitli ekolojik şartlara bağlı olarak %0.2-46.8 oranında değişmek üzere...

Turp Yetiştiricliği

Turp Yetiştiricliği

Turpların düzgün olması,tadın ve aromanın iyi gelişmesi,çatlamaların olmaması için ağır ve killi topraklarda yetiştiricilik yapılmaması gerekir. Fındık ve erkenci turplarda hafif tınlı-kumlu topraklar,Bayır ve kestane turpları ise tınlı-killi topraklarda iyi gelişir.

Domates Yetiştiriciliği

Domates Yetiştiriciliği

Domates ülkemizde en çok üretilen ve tüketilen sebzedir. Dünyada taze olarak, yemeklerde diğer sebzelerle pişirilerek, dayanıklı domates suyu, konsantre domates suyu, turşusu, konservesi, salçası, keççabı, sosu, pulp ve püresi, dondurularak, kurutularak değerlendirilmektedir. Domates vitamin ve mineral maddelerce zengindir.

Kabak Yetiştiriciliği

Kabak Yetiştiriciliği

Toprak İsteği: Çok ağır ve kumlu topraklar haricinde tüm topraklarda yetiştiriciliği yapılabilir. Derin, geçirgen, su tutma kabiliyeti çok iyi, organik ve mineral maddelerce zengin tınlı topraklarda en iyi ürün alınır. Kumlu topraklarda çiftlik gübresi ve ticari gübre kullanılır kabak yetiştiriciliği yapılabilir. Bu topraklarda erkencilik sağlan...

Acur Yetiştiriciliği

Acur Yetiştiriciliği

Acur doğrudan tohumla üretilir. Toprak hazırlığı ve ekim kavun karpuzda olduğu gibidir. Sıra arası ve üzeri değerleri:120-150x50-100 dür.Tohumlar ıslatılır ve bir kaçı birlikte dikilir. Her ocakta çepinle kaymak kırılır ve en iyi gelişen birkaç bitki bırakılır. 10-15 boya geldiklerindeyse boğazları doldurulur. Sıra araları dallarla dolana kadar ...

Biber Yetiştiriciliği

Biber Yetiştiriciliği

Biber mutfakların en vazgeçilmez sebzelerinden biri olup, taze ve salça halinde yemeklere renk ve tad verir. Ayrıca salata, turşu ve toz halinde bol miktarda değerlendirilir. Yeşil biber C vitamini yönünden oldukça zengindir.içeriğinde bulunan capsicin maddesinin oranına göre meydana gelen acılık iştahı arttırıcı vasfı ile birlikte sindirim sist...

Bahçe Bitkileri - Kategorisinin En Çok Okunan Konuları
Bahçe Bitkileri Terimleri

Bahçe Bitkileri Terimleri

Bitkilerin generatif fazdan vegetatif faza geçerken soguklanma ihtiyacına “Vernelizayon” denir.

Bitkilerin ışıklanma süresine verdiği tepkite “Fotoperyodizm” nedir
Bitkilerin yapraklarından buharlaşma şeklinde oluşan sıvı(nem) kaybına "Transprayon" denir.

Vegatif Çogaltma Yöntemleri

Vegatif Çogaltma Yöntemleri

Bitkilerin değişik yaşlarda gövde ve dal parçaları, büyüme uçlarındaki meristematik dokuları, kökleri, yaprakları ya da özelleşmiş veya değişikliğe uğramış gövde ve kök parçaları kullanılarak yapılan çoğaltmaya eşeysiz çoğaltma denilmektedir.

Bağcılık Terminolojisi

Bağcılık Terminolojisi

Afinite; affinity: Anaç ve kalemin uyuşma birbiriyle durumu. Aksil: Sürgün ve yaprak sapı birleşim noktasındaki açılı büyüme konisi. Ampelografi: Üzüm çeşitlerini omcanın görünümünün detaylı tanımı, özellikle yapraklar (şekil ve doku), salkım (irilik ve biçim) & taneler (renk & irilik) özelliklerini dikkate alarak tanımlama bilimi.

Çimlenmeyi Etkileyen Faktörler

Çimlenmeyi Etkileyen Faktörler

Hava (Oksijen): Tohum, bünyesindeki su miktarı azaltılarak yaşam faa1iyetleri en aza indirilmiş canlı bir yapıdır. Dolayısıyla yaşaması için solunum bunun için de oksijen gereklidir. Çimlenme sırasında solunum hızı artar ve oldukça fazla miktarda oksijen kullanılır. Solunum sonucunda ortaya çıkan ısı enerjisi büyüme amacıyla kul...

Bitki Fizyolojisi Ders Notlari

Bitki Fizyolojisi Ders Notlari

Bitki Fizyolojisi Bitki Hormonlari Su Ve Minareller Hk. Bildiler içerir.

Malatya Kayısının Tarihçesi & Özellikleri

Malatya Kayısının Tarihçesi & Özellikleri

Türkistan, Orta Asya ve Bati Çin’i içerisine alan çok geniş bir bölgenin kayısının ana vatani olduğu sanılmaktadır. Günümüzden 5000 yıl gibi çok uzun bir zaman önce kayısı bu bölgede bilinmekteydi. Büyük İskender’in seferleri sırasında kayısı M.Ö. IV yy.da Anadolu’ya getirilmiş, Anadolu kayısının ikinci vatani olmuştur. M.Ö. I. yy’ da Roma ve Pe...

Ilıman İklim meyve Türleri

Ilıman İklim meyve Türleri

- Sert Çekirdekli Meyveler Erik Şeftali Kayısı Kiraz Vişne Karayemiş

BİZİ TAKİP EDİN

Facebook Twitter Rss İletişim

YENİ PROJEMİZ

sorhocam

SPONSORUMUZ

İntfa

Ziraattube veritabanında (26) kategoride toplam (2413) içerik vardır! Ayrıca sitemizi şuan 1915 kişi gezmektedir.

Copyright 2011 - 2014 Tüm hakları saklıdır.| Project by Arafa KARAÇELEBİ

Sayfa Yüklenme Süresi : 0,06 saniye.

Yukarı Çık